Tarihçe

Tarihçe


M.Ö 700'lerde Miletoruslularca kurulduğu sanılan yerleşim yeri, ulaşılması güç konumu nedeniyle uzun süre doğudan gelen istilacıların işgalinden korunabilmiştir. Önce Roma, sonra Bizans ve Rum Pontus İmparatorluklarının egemenliği altında kalmışken 1461'de Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altına girmiştir . Şemsettin Sami'nin Kamüs-ül Alam'ında yöreden ''Trabzon Vilayeti'nin Lazistan Sancağı'na bağlı Rize Kazası'nın bir nahiyesi'' şeklinde söz edilmektedir. Yine Osmanlı Defterdarlığı'nın tutturduğu, ilk beş Tapu-Tahrir defterlerinden 1521 tarih, 52 sayılı kaynakta ''Mapavri/Çayeli ahalisinin Müslüman, Atina/Pazar İlçesi'nde bazı Hemşinli ve öteki yerlilerin Kadim/Eski-müslüman, Lazluk kesiminde de 35 köydekilerden eski Müslüman, yani Osmanlı fethinden önce müslüman olmuşlardır'' kaydı vardır. Mapavri adının ne anlama geldiği araştırıldığında kesin bulgular elde edilememektedir. Ancak Doğu Karadeniz'de Rumca olduğu sanılan bir çok yer adının Lazca olduğunu ileri süren W.E.D. Allen (A. History of The Georgon People London 1932) adlı eserinde Mapavri adının Lazca olduğunu ileri sürmekte ve anlamının ''Yapraklı'' olduğunu vurgulamaktadır. Bugün konuşulan Lazcada pavri/yaprak demektir. Uzun süre Osmanlı toprakları içinde kalan Çayeli, Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasının ardından Ruslar tarafından işgal edilir. İki yıl süren işgalin ardından Ruslar, Bolşevik Devrimi sonrası işgal ettikleri topraklardan geri çekilir. Kurtuluş Şavaşı'nın başlaması ile tüm Anadolu gibi Çayeli halkı da çok zor günler geçirmiştir. Savaş sonrası fakirleşen halk işsizlik, açlık, eğitimsizlik, yokluk gibi türlü problemle yaşamak zorunda kalmış ancak çalışkanlığı sayesinde bugün çay ziraatının da gelişmesiyle ilçe hızlı bir büyüme sürecine girmiş ve Çayeli'nin çehresi değişmiştir. 1878 yılında nahiye olan Çayeli'nde belediye teşkilatı 1915 yılında kurulmuş, 1 Eylül 1944 tarihinde Çaybaşı adıyla ilçe statüsüne kavuşmuş, adı daha sonra Çayeli olarak değiştirilmiştir.