Koyler

Koyler

Köy adını bir döneme damgasını vuran Dersiam Abdullah Hoca (Çakır ) ‘ dan almıştır. Rize’ye 24 Çayeli ‘ne 6 km uzaklıktadır .Son nüfus sayımına göre 23 hane ve 388 nüfuslu olan köyde ekonomi tarım ve hayvancılığa dayanır.Köyde toplanan çayın tamamını devlet alamadığından merhum Ali Okumuş köye Okumuş Çay Sanayi Güzel Çay Fabrikası ‘nı açmıştır .Köy sınırları içindeki fabrika istihdam olanağı da yaratmıştır.Son derece kaliteli çay üreten fabrikada bu yıl Türkiye’ de bir ilk olan Tikkirinti Çay üretimine başlanmıştır.Çayeli köyleri arasında ilköğretim okulu olmayan 3 köyden biri Abdullah Hoca ‘dır. İlköğretim okulunun yanı sıra Sağlık Ocağı ve PTT ve kanalizasyon şebekesi yoktur.

Köyün adı köy camisinin avlusunda bulunan kocaman armut ağacından gelmektedir.Köyün Rize’ye uzaklığı 29 km, Çayeli ‘ ne uzaklığı ise 11 km dir.Köyün iklimi Karadeniz İklimi özellikleri taşımaktadır.Geçim kaynakları tarım ve hayvancılığa dayanır.yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri yapılmaktadır.Köyde ilköğretim okulu olmasına karşın kullanılmamakta ve taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Köyün içme suyu şebekesi,sağlık ocağı,ptt acentesi olmakla birlikte kanalizasyon şebekesi bulunmamaktadır.Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup elektrik ve telefon şebekesi mevcuttur.

Aşıklar, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür. Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Köyün eski adı Arsovos’tur bu isim söylentilere göre yabancılardan kalmıştır. Rize iline 28 km, Çayeli ilçesine 10 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Köyde 2 ilkokul,2 cami ve 1 çay fabrikası vardır.Diğer köylerin çoğunda olduğu gibi elektrik,telefon,içme suyu şebekesi olmakla birlikte kanalizasyon şebekesi yoktur.

Başköy, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür. Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur . Rize iline 46 km, Çayeli ilçesine 28 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyde çevre köylerdeki gibi tulum, horon ve atma türkü geleneği vardır. Yaylacılık geleneği eskiden yoğun olmasına karşın şu anda çok az aile bu geleneği sürdürebilmektedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. genelde büyükbaş hayvancılık, arıcılık yapılmaktadır. Köyün büyük bölümü çay tarlalarıyla kaplıdır. Köylüler kendileri için fasulye, lahana, mısır yetiştiriciliğini yoğun olarak yapmaktadır. Meyve olarak elma, armut, kiraz, erik gibi pek çok çeşit meyve bulunmaktadır fakat bu alanda da ticari bir etkinlik yoktur. Genelde köy eğilimi fazladır. Köylüler yaz aylarında köylerine gelip kış aylarında yaşadıkları şehirlere dönerler.

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol topraktır. Köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Köyde ticari bir müessese yoktur.

Beşikçiler, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür. Rize iline 25 km, Çayeli ilçesine 7 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir .Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Geleneksel yemekleri; hamsi koli, çirilta mısır ekmeği, kotili lahana sarma, suya koleti ,korkotili lahana ,hoşmer ,mıhlama pumburi

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.

Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

İlçemiz merkezine uzaklığı 5 km olup Şirinköy, Yenitepe, Haremtepe, Güzeltepe, Maltepe köyleri ve Adalar mahallesi ile çevrilidir.Köyümüzün eski adı Palodya'dır. 67 haneli 795 nüfusludur. Gelir kaynağı önemli ölçüde çaydı demeliyiz çünkü çaydaki ekonomik getiri günümüzün ihtiyaçlarını karşılamakta çok yetersiz kalıyor. Birkaç köylü arkadaşımız kivi yetiştirmeciliği de yapmaktadır hayvancılık nerdeyse bitmiştir.

Köyümüzdeki nüfusun büyük bir kısmı il dışında ikamet etmekte genel ikametleri istanbul, izmir Bornova,izmit Derbent'tir.Yaz aylarında çay hasat zamanı gelmektedirler.

Bu gurbetteki insanlarımızın genel uğraş dalları fırıncılık,dolmuş-taksicilik,balıkçılık gibi sektörlerde çalışmaktadır. Okuma yazma oranı % 98 dır.Son yıllarda yüksek tahsil oranı düşse de köyümüzde birçok kişi önemli mevkilere gelmiştir. Sağlık sektöründen,inşaat sektörüne birçok sektörde hizmet vermektedirler.

Modern İlköğretim okulu,kız-erkek öğrenci yurtları,camisi,gasil hanesi ve sağlık ocağı mevcuttur köyde iki market bulunmaktadır şehir merkezine 15 dakikada hareket eden belediye otobüsleri mevcuttur.

Köyümüzün alt yapısı mevcuttur içme suyu ve atık sular köydeki coğrafi yapının bir vadi gibi olmasından dolayı genellikle bireysel veya birkaç komşunun bir araya gelmesiyle çözüme kavuşmuştur.Bizim Karadeniz insanı suyunu,yolunu,teleferiğini hatta köprüsünü kendi şahsi imkanlarını zorlayarak yapar.

Köy merkezine kadar yollar asfalt ,mahalle yollar ise beton-asfalt kaplıdır. Köyümüzün tam ortasından Beyazsu deresi eski adı Kaviçka geçmekte bu dere üzerinde 6 köprü bulunmaktadır mahalleleri ise Darboğaz,İrfanoğlu,Saralılar,Alicanlar,Paşahane,Tepe mahallesidir köyün idari şekli muhtarlıktır.

Sosyal imkanlarımız köyümüzde iki marketin yanı sıra hızlı internet ,haftada bir- iki gün kasap hizmeti(taze et)sağlık ocağımız cenaze yıkama yeri yakın bir gelecekte düğün salonu; camimizde devamlı hocamızla sohbet imkanı ve eşsiz manzarasıyla görmeye değer bir yer.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köy adını merkezinde bulunan tarihi çeşmeden almıştır.Rize iline 32 km, Çayeli ilçesine 14 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.

Osmanlı belgelerine göre, Harbiye Nazırı Enver Paşa, 5 Ocak 1916'da yayınladığı bir emirle “Osmanlı ülkesinde Rumca, Ermenice ve Bulgarca olan vilayet, sancak, kasaba, köy, mahalle, nahiye, dağ, nehir gibi” bütün isimlerin Türkçe'ye çevrilmesi için talimat verir. İslam olan ancak Türkçe olmayan isimler bunun dışında tutulacaktır. Bu emir neticesinde eski adıyla “Mapavri” Çayeli’ne, “Mesahor” Kaptanpaşa’ya, ve “Hohoneç” de Çataldere’ye çevrilmiştir. Kaynak - Osmanlı Arşivleri

Rize iline 50 km, Çayeli ilçesine 32 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Rize'de büyük ve küçük baş hayvan yetiştiriciliği ekonomik olmaktan çok aile işletmeciliği şeklinde kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Yörenin dağlık olması, hayvancılığı olumsuz yönde etkilemektedir. İlde arıcılık yapılmaktadır.

Arıcılığın şanslı yönü iki ayrı bal mevsiminin olmasıdır. Birinci mevsim Mayıs, Haziran aylarında, ikinci mevsim ise Temmuz, Ağustos aylarındadır. Bölgede çeşitli yaylalara ve Erzurum bölgesine arılar götürülerek arıcılık yapılır. Üretilen balların çoğunluğu yetiştirici mutfağında kullanılır. Kalan kısmı da satılıp aile ekonomisine gelir sağlanır.

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Rize iline 31 km, Çayeli ilçesine 13 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Rize iline 24 km, Çayeli ilçesine 6 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Yeşilliklerin içinde bir cennetin köşesini andırır, Çilingir Köyü. Yeşilin bin bir tonunun bulunduğu bölgemizin cennet köşelerinden biri olan Çilingir Köyü’nü men şeyini sorduk köyün geçmişini bilenlere. Aldığımız cevap şöyle oldu: Çok eski yerleşim yerlerinden biridir. Çilingir Köyü’nün kuruluşu 600 yıl öncesine dayanır, öyle ki Çilingir Köyü’ne gelenlerin Mezdap’a (Düz Geçit Köyü) geldiği daha sonra Çilingir Köyü’ne yerleştiği söylenmektedir. İlk yerleşen ailelerin Sağlam ve Demirci aileleri olduğu rivayetler arasında yer alır. Köyün isminin kaynağı hakkında tam bir bilgi mevcut olmamakla birlikte eski tarihten demir ve demircilik işleriyle uğraşıldığı eski kalıntılardan anlaşılmaktadır. Buda şimdiki köyün ismini doğrular gibidir. Çilingir ismi ile bilinen köyümüz Cumhuriyetle birlikte bu ismi almıştır. Köyün geçim kaynağına gelince bu köyün geçim kaynağı da tüm bölgemizi kuşatan çay tarımıdır. Halkın çoğu geçimini bu tarımdan sağlamaktadır. Eski mısır tarımı özelliğini kayıp etmiştir. Çay tarımının yanında ticaret ve eğitimle uğraşan kişilerde az değildir. Çilingir Köyü’nde iki cami, bir okul oluşu eğitime verilen önemi göstermektedir. Ticaretle büyük atılımlar gerçekleştiren bu köy sakinleri ilim ve eğitim alanında da büyük başarılar yakalamışlardır.

Çayeli’ne 7 km. uzaklıkta bulunan Güçlü, Okumuş, Kantar, Hüsrev, Yanmış, Sağlam, Demirci, Çataklı, Ancı, Balcı, Aydın, Demir, Aydıner, Köse, Atik, Gedik, Kasırga, Fıstık, Kahyaoğlu, Başar, Kısır aileleri ikamet etmektedir. 1000’i aşkın nüfusuyla Çayeli’nin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çilingir Köyünü anlatıp geçmiş tarihe damgasını vuran günümüzde de ünlülüğünü sürdüren Kahya Salih (Keyo Sale) den iki mısra yazmadan geçemeyeceğim.

  • Dinleyen ağalar tarif edeyim

  • Derdi ahvalinden devri cihanın

  • Semaya çekildi ar ile namus

  • Bu bir alamettir ahir zamanın

  • Gül bülbülü gül kafesinden uçtu

  • Nice hanedanın yıldızı düştü

  • Her yerde söylenir hırsızın puştu

  • Sözü makbul değil ehli irfanın.

Çınartepe Köyü Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür. İl merkezine 31, ilçe merkezine 13 km uzaklıkta olup, Kaçkar, Erenler ve Kestanelik köyleriyle çevrilidir. 32 haneli ve 152 nüfusludur..fakat kış aylarında bu nüfus 35-40 arasına kadar düşmektedir. Köyümüz Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Köy ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Nüfusun en büyük gelir kaynağı çaydır. Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için muhtarlık seçimleri yapılmaktadır. Okuma yazma oranı

‘’Babikli gördün kaç, durmuş olsun sen gene kaç, baktın ki o kaçıyor, neme lazım onun kaçmasında mutlaka bir sebep vardır, sen gene kaç".

Bölgemiz insanları arasında bir espri olarak söylene gelen bu tekerlemenin bir gerçeğe dayandığında şüphe yoktur. Ancak köy olarak diğerlerinden önemli bir farkı olmayan Çukurluhoca için neden böyle farklı bir kanaate varılmıştır? Bunu tek gerçeğe bağlamak mümkündür, Çukurluhoca köyü yalnız bölge içinde değil, Türkiye'de bile belki en çok okumuş insan yetiştiren köy. Okuma yazma bilenler % 90'ın üstünde, ayrıca yüzlerce hukukçu, subay, doktor, mühendis, iktisatçı, öğretmen v.s. yetiştirmiş. Çevre halkının köylerimizden çekinmesi; "bilgisiyle bir oyun oynar, beni aldatır,"endişesinden olmalı? Köyümüzün yetiştirdiği büyük bir din alimi var, Cigurli Oğlu Ali Hoca. Kırk yıl Konya'da kalmış, ayrılırken Konyalı bilginler "Laz Ali Efendi Konya'nın ilmini almış gidiyor," demişler. Konya tarihçesinde yazılmış bu Cigurli Hoca köye döndükten sonra da boş durmamış,halkın da yardımı ile köyümüzde büyük bir medrese yaptırmış ve çok faal bir şekilde tedrisata başlamış. Ama ne yazık ki ömrü vefa etmemiş,uzun müddet çalışmaya. İşte bu hocanın adını yaşatmak için komşuları, Babik adının inkılapla değişmesi İcap edince,köyün yeni adının "Cigurli Hoca" olmasını istemişler, istemişler ama Cigurli Hoca isminden Çukurluhoca'nın nasıl çıktığını bir türlü anlayamamışlar. Öyle anlaşılıyor ki, sivri akıllı bir görevlinin işgüzarlığı sonucu olmuş . Dileğimiz bu adın değiştirilmesi. Cigur'un Türkçe karşılığı, küçük baltalı hoca mı olur; yetiştirdiği kişilerden elde ettiği hak ile ilmiye veya irfaniye köyü mü olur? Her ne İse, köyümüzün yeni bir ada ihtiyacı var kanısındayız.

Karadeniz’in karakteristik dağ köylerinden biri Çukurluhoca. Evler dağ eteklerine serpiştirilmiş durumda. Dört mevsim yeşil kalabilen köye iklim de o nispette yardımcı olmakta. Yazı ılık, kışı soğuk olmadan geçer derece sıfırın altında ve otuzun üstünde çok ender görülür. Deniz seviyesinden 350 ila 700m. arasında değişen bir yüksekliğe sahiptir.Çayeli'nden 20km. kadar İçeridedir.

Yüz kadar haneye dağılmış yedi yüz insan yaşıyor Çukurluhoca'da. Bura halkı geçimini çaycılık, kerestecilik ve halen gurbetçilikle temin eder. Ekonomik durumu sahil kısmına göre daha geri kalmış durumda. Köyümüzde kolektif çalışmanın ve İşbirliğinin en güzel örneklerini bulmak mümkün yardımlaşma şuuru belki de hiçbir yerde bu derece gelişmemiştir.

Köyün toplanma yeri otomobil yolu üzerinde okulun, caminin, dükkanların, kahvelerin bulunduğu yerde. Yağmurlu günlerde hemen hemen bütün Babik erkeklerini burada görmek mümkün. Komşu köylerde bu hareketli köy merkezine sık sık uğrarlar gurbetteki Babiklilerin en çok özlemini duydukları zamanlar, akşam faslı mahallelere dönen grupların şakalaşmaları, düğünlerde, bayramlarda ve yayla göçlerinde sabahlara dek devam eden atma türküler, horonlardır.

Çayeli Ocak 1970 Eski Çayeli Dergisi

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür. Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Rize iline 16 km, Çayeli ilçesine 9 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi çay tarımına dayalıdır. Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Köyümüz Çayeli ilçesine 14 km mesafededir.Köyümüzde dağınık yerleşim biçimi görülmektedir.Köy nüfusu 1995 yılı sayımlarında 2500 olmakla birlikte bu nüfusun 2/3 si çevre illere göç etmiş ve köy nüfusu azalmıştır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Eski adı Mezdap’tır. Rize iline 28 km, Çayeli ilçesine 10 km uzaklıktadır.rakımı 100 m. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Haftanın 6 günü yağmur yağar.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Erdemli, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür. Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur. Rize iline 26 km, Çayeli ilçesine 9 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Çayeli’nin en eski ve en uzak köylerinden olup, köyümüze Aşıklar Deresinden yukarı doğru Çatak’a devam eden Kaçkar ve Çınartepe köylerini geçtikten sonra varılan yer bizim köyümüz Erenler Köyüdür ve Çayeli’ne uzaklığı 13 km dir.

Erenler Köyü etrafı dağlarla kaplı ve ortasından eski adıyla anılan deresi akmakta olan şirin bir Karadeniz köyüdür.

Tarihi asma köprüsü ve camisi artık hizmet veremez durumda olup, köyün merkezinde yeni bir cami yaptırılmıştır. Cami şadırvanı, gasılhanesi, çay salonu ve lojmanı da köylüler ve yardımseverler tarafından yaptırılmış, köyümüz halkının hizmetine sunulmuştur.

Köyümüzün başlıca geçim kaynağı çaydır.Bir kaç aile arıcılıkla, bir kaç aile de bölgemizde yeni üretilmeye başlanan kivicilikle uğraşmaktadır. Köyümüzde 4 adet küçük çapta marangoz atölyesi bulunmaktadır.

Köyümüz her köy gibi çok büyük göç vermiştir. Hane sayısı 110 olmasına rağmen kışın açık tutulan hane sayısı 10-15’e kadar inmektedir. Bunun en büyük sebebi ise köyümüzdeki ilköğretim okulunun MEB uyguladığı taşımalı eğitim sisteminden dolayı kapalı olmasıdır. Aileler çocuklarının eğitimi için şehirlere göç etmek zorunda kalmaktadır. Oysa Erenler Köyünün etrafında Zafer Köyü, Yavuzlar Köyü, Çınartepe Köyü, Kaçkar Köyü ile kendi bünyesinde olan Demirciler Köyü bulunmakta ve Erenler Köyü bu köylere merkez köy görevi yapmaktadır. Zaten bu köyler Erenler Köyü’nden ayrılmışlardır.

Erenler köyü önceleri Pazar ilçesinde resmiyette bağlı olup 1950’li yıllarda Pazar ilçesinden çıkartılıp Çayeli ilçesine bağlanmıştır. Yakınlık sebebiyle resmi kaydı Çayeli’ne alınmıştır. 1980 den sonra Erenler muhtarlığına bağlı Yavuzlar (zoğopo), Zafer (Veiçor) ve Çınar tepe (sinor) bu üç mahalle Erenler köyünden ayrılarak kendi muhtarlıklarını oluşturmuşlardır.

Köyümüzün en büyük sorunları eğitim, ulaşım ve haberleşmedir. Köyümüz kış aylarında maalesef bu üç ihtiyacından yoksundur. Köyümüzün okulu mevcut okula kat ilavesiyle 8 yıllık eğitim verebilecek hale getirilebilir. İnanıyorum ki; köyümüzün yolu asfaltlanır ve bir GSM şebekesi kurulursa köy halkının bir çoğu kış aylarında bile köyünde kalacaktır ve bu da köyün canlı tutulmasında etken olacaktır.Tabii ki; kış aylarında köyünde kalan köylüler, 3’er, 5’er adet büyükbaş hayvan besleyerek, hayvancılıkta önemli bir yeniden doğuş sağlayacaklardır.

Devlet büyüklerimizin destek ve teşvikleriyle bu sorunlar aşılır ve köyümüze 1-2 adet alabalık üretim ve satış tesisleri kurulabilir. Çünkü çok temiz suyu olan bir deremiz var ve bundan faydalanamıyoruz. Boşu boşuna derenin suyunu Melyat’tan denize akıtıyoruz.

Köyümüz Çayeli merkezine uzak oluşundan dolayı devlet desteğinden de uzak kalmıştır. Örneğin; Demirciler mahallemiz toprakları Hemşin ilçesine, nüfusu Çayeli’ne bağlıdır. Hemşin’e ve Çayeli’ne de uzak olduğu için her ikisinden de hizmet alamamaktadır. Bu nedenle tamamen kaderine terk edilmiş durumdadır. Bu mahalleden kiminle konuşursanız konuşun , “Eskiden bir sahibimiz ve arkamız vardı, o gittikten sonra tamamen sahipsiz kaldık” derler.

Köyümüzden ayrılarak büyük şehirlere göç etmiş köylüm olan hemşehrilerime sesleniyor ve rica ediyorum: “Köyünüzü unutmayınız ve her yaz hiç değilse bir ay olsun geliniz ve evlerinizde kalınız ki; çocuklarınız ve torunlarınız da yarın gelsin ki; köyümüz unutulmasın”.

Erenler Köyü Muhtarı

Hüseyin KAR

Kaynak Çayeli Dernekler Federasyonu web sitesi

Tepe üstü bir mevkide bulunduğundan ve rüzgarı bol estiğinden köyümüz aynı zamanda ESENTEPE olarak bilinir ve anılır.

Esendağ köyü yerleşiminin dağınık olması hizmetlerin alınmasında zorluk çıkarmaktadır. Dağınık Köy tipine uygun yerleşim yeri olduğu için köy içerisinde ulaşımda zorluklar yaşanmaktadır. Haberleşme hemen hemen her evde mevcut olan telefonla yapılmaktadır. Köyümüzde bir ilkokul, iki de cami bulunmaktadır. İlkokulumuz şuanda kapalı durumdadır. Öğrencilerimiz eskiden olduğu gibi öğrenimleri için emektar ilkokulumuz olan Çataklı Hoca ilkokuluna gitmektedirler.

Bu arada yıllardan beri özlemini çektiğimiz Esendağ Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimiz İstanbul’da bulunan memleket hasretli hemşehrilerimizin bir araya gelmesi ile Kadir Yıldırım Başkanlığında kurulmuştur.

Köyümüzün en önemli gelir kaynağı Çaydır. Çayın yanında son yıllarda Kivi üretimi de gittikçe artmaktadır. Bunların yanında köyümüzde yöremizin en güzel ballarının alındığı arıcılık da yapılmaktadır.

Rize iline uzaklığı 25 km,Çayeline uzaklığı 7 km’dir.Sağlık evi ve Sağlık Ocağı bulunmamaktadır.İlköğretim Okulu olmadığından taşımalı eğitim yapılmaktadır.

PTT şubesi ve acentesi yoktur.Su şebekesi mevcut olmakla birlikte kanalizasyon şebekesi bulunmamaktadır.

Köyümüz Rize iline 25 km. Çayeli ilçesine 7 km. uzaklıkta olup çevresinde Soğuksu, Raşot köyleriyle çevrilidir. Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. Ulaşım beton ve asfaltlı yollarla sağlanmaktadır. Bu nedenle köyümüz Yerli ve Yabancı İnsanların rahatlıkla ulaşımı sağlanmaktadır.

Ayrıca Telefon ve İnternet aracılığıyla da köyümüzle iletişim kurmak mümkündür. Köyümüzün PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır.Köyümüzde öğrenci sayısının yetersizliğinden dolayı okullar kapatılmış eğitimlere ilçe merkez okullarında devam edilmektedir. Yörenin bitki örtüsü ve geçim kaynağı sezonluk oluşturmasından dolayı uzun zamandan beri ilçe dışına göç vermektedir. Bu nedenle köyün nüfusunda artış minimum seviyededir.

Yörenin geçim kaynağı çay üretimine dayanmaktadır, bunun yanı sıra çay üretim maliyetinin yüksekliğinden dolayı alternatif ürün olarak kivi üretimi ön plana çıkmıştır.

Ayrıca kaliteli bal üretiminde arıcılıkta başarı sağlanmış hobi ve gelir amaçlı üretim yapılmaktadır. Bölgenin sarp yamaçlardan oluşması çay üretimi ve taşımacılığının yöreye has teleferiklerle yapılmasını zaruri kılmıştır.Kışın iklim şartlarının ağır olması kar örtüsünün yüksek olmasından dolayı ulaşım zor olmaktadır;fakat yaz aylarında yeşil bitki örtüsü ziyaretçiler için görülmeye değerdir. Köyün her iki vadisinde tatlı su deresi denize akmaktadır. Tatlı su derelerimizde yüzmeye elverişli göl ve göletlerimiz bulunmaktadır. Bunlar görmeye değer doğal havuz gibidirler. Merkezi atık sistemi sayesinde derelerimizde en ufak bir kirlenme bile söz konusu değildir. Merkezi atık sistemi köyümüzde pilot çalışma teşkil ettiğinden ilk bizim köyümüzde çalışmalar gerçekleştirilmiş ve faaliyete sokulmuştur. Köyümüzün su ihtiyacını sağlayan şebekemizde yenilenmekte ve kısa zaman içinde açılış töreniyle birlikte hizmete sunulacaktır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Rize iline 42 km, Çayeli ilçesine 24 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardı.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 25 km, Çayeli ilçesine 7 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Köyün başlıca mahalleleri Ahmetoğlu, Bayraktarlar, Dereiçi, Selametli, Çolaklı ve Hanifli mahallesidir ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köy ile bilinen tek şeyin eski adının ÇEÇEVA olduğudur Rize iline 24 km, Çayeli ilçesine 6 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Haremtepe Köyü 250 hane sayısı ve 2100 halen burada ikamet eden nüfustan oluşmaktadır. Göç eden nüfusu da göz önüne alındığında toplam sayı 3200’e çıkmaktadır. Yüz ölçümü olarak İncesırt Köyü’nden sonra üçüncü büyük köydür Geçmişte Haremtepe’ye bağlı olan daha sonra müstakil muhtarlık olan Güzeltepe (1954) ve Yenitepe (1976)’nin ayrılmış olmasına rağmen ulaşım halen aynı yol üzerinden yapılmaktadır. Mahalleleri ile birlikte 5 km. beton asfalt yapılmış olan yolların durumu istenilen düzeyde olmayıp, halen 7 km. bir bölümü bakımsız haldedir. Köyün su ihtiyacı 7 km. uzaklıktaki dağlardan çıkan kaynak suyun köye taşınması ile çözülmüş. Köyde 100 ton su kapasiteli deponun yanı sıra, Mütli adlı kısmında 30 ton, Ayona mahallesinde de 25 tonluk tali su deposu bulunmaktadır. Köye elektriksiz mahalle bulunmamakta ve elektrik ihtiyacı 5 adet trafodan sağlanmaktadır. Köyde diyanet kadrolu imamları olan 5 adet de cami mevcut. Okul olarak ikisi halen eğitim vermekte olan 3 okul bulunmakta. Veyiz ve Bicik mahallelerinde bulunan bu okullarda toplam 100 öğrenci eğitim almaktadır. Köyde nüfusu oluşturan soyadlar ise: Çiftçi,Keskin,Yormaz,Mert,Şanlı ve Öztürk’ler dir. Bütün yörelerde olduğu gibi burada da tarım çaya dayalı ve köyün Çaykur’a bağlı 10 adet çay alım istasyonu bulunmaktadır.

Incesirt Köyü Çayeli'ne 3 km. uzaklıktadır. İncesirt Köyü'nün doğusunda Azmanlı mahallesi, batıda Maltepe köyü, kuzeyinde Sabuncular mahallesi, güneyinde Madenli beldesi bulunmaktadır.Çayelİnin en şanslı köylerinden birisidir. Çünkü kuzeyde Çayeli ilçesi ile güneyde Madenli beldesi olmak üzere iki belediye tarafından kuşatılmıştır. Bu iki belediyenin sunduğu ulaşım İmkanlarından yararlanmaktadır. İncesirt Köyü 400 haneden oluşmaktadır. yalnız bu haneler yazları dolu oluyor, kışları ise nüfus şehre indiğinden boşalıyor. Köyün geçim kaynağını tek başına çaycılık oluşturmaktadır. Bunun yanında Çay fabrikaları, çay alım yerleri gibi devlet kuruluşları ile çeşitli işletmelerde çalışanlar ile hemen her hanede bulunan emeklilerin aylıkları da köylünün geçimindeki alternatiflerdir. Yöremizde genişlemekte olan kivi tarımı şimdilik bazı köylüler tarafından bir nevi hobi olarak yapılıyorsa da süratle yaygınlaşması ve bollaşması, ileride çaya bir alternatif tarım ürünü olacağının ipuçlarını vermektedir.Köyümüzün temaşa ve tenezzühe şayan, nefis ve insanı ferahlatan, bakmaktan gözlerini alamaz hale sokan, seyrettikçe tatlı bir hayranlık hissi veren harikulade güzel bir manzarası vardır. Köyümüz iki vadinin arasında, hafif yamaç şeklindeki mevkisiyle Büyükdere ırmağının kenarında dereyi oturup seyreder gibi bir konumda kurulmuştur.

Derenin lezzeti ve letafeti köyümüze apayrı bir güzellik katmaktadır. Köyümüzün birçok camisi vardır. Şu anda eğitim yapılmayan bir tane okulu vardır. Yine yarı faal bir Kuran kursumuz vardır. Köyümüzden vatanına milletine bağlı, dinine,mukaddesatına saygılı ve riayetkar pek çok değerli yetişmiş bürokrat, eğitimci, yönetici, işadamı ve başarılı girişimciler çıkmıştır.

Çaçel

Köyde yaşayan gençlerimiz boş vakitlerim daha çok avcılık ve balıkçılıkla geçirmektedirler. Evvel zamanın gençleri derelerde balık tutmak için köyümüze mahsus tabiriyle çaçel tabir edilir bir alet ve ekipman kullanırlardı. Şimdiki zamanın gençleri de -ne kadar köklü bir gelenektir ki,- halen daha bununla balık tutmaktadırlar.

Sinek Hafız Hoca Efendi

Köyümüzün değerli, muhterem, alim ve büyük insanlarının basında, namı bütün Karadeniz'i, hatta Türkiye'yi kapsayan rahmetli Sinek Hafız Efendi gelir. Bu alimlerden birisi de, Allah uzun ömürler versin, Ali Canan Hoca efendidir.

İncesirt Köyü'nün ilk adı. "Aytoroz"dur. Bu isim Osmanlının son zamanlarındaki Bakan ve Komutanlarından biri olan Enver Paşa tarafından yapılan ve Türkçe olmayan yer adlarının Türkçeleriyle değiştirilmesi emri gereğince "İncesirt" şeklinde değiştirilmiştir.

Kore Harbi anıları: Yaylalar yaylalaaar!

Vatana ve milletine bağlılığıyla tarihte ve günümüzde verdiği şehitlerle kendini ispatlayan köyümüz, zamanında Kore harbine de asker göndermiştir. Ali Caner Hoca efendi de bunlardan biridir. Ali Caner Hoca efendi, Kore'den döndüğünde orada bilhassa Amerikan askerlerinin ve Amerikan ordusunun sahip olduğu modernizasyon ve teknolojiyi ve bunlara ait alet ve edevatı anlatır. O zamanlar Türk halkının yabancısı olduğu radyo, kasetçalar, ağaç kesme motoru gibi teknoloji ürünlerini çok ilginç tariflerle anlatmak zorunda kalmıştır. Tabiri caizse bir ilacın prospektüsünü okumak gibi geldi onlara, hoca efendinin bu anlattıkları. Hocaya olayları abarttığını söylerler.

Bisiklet zincirlerinden motor

Hoca efendinin anlattığı bir iki olayı masal olarak nakledelim, o zaman anlattığı üslupla ve tarif ettiği şekille: "Bir gün Kore'de Amerikan askerleri bir nehir üzerinde köprü kuruyorlarmış. Köprü, çok büyük ağaçlardan yapılıyormuş. Bu ağaçları kesmek için askerler bir motor yapmışlar. Motorun bir paleti vardı. Paletin üzerinde bisiklet zincirlerine benzeyen bir kesici zincir vardı. Belimden büyük ağaçları bununla kesiyorlardı."

"Bir gün koğuşta askerlerle istirahat ederken bir Türk askeri Amerikan "shop"tan (süpermarket) aldığı bir büyücek kutuyu getirip koğuşun bir kenarına koymuş, terini silmeye başlamıştı. Koğuşta askerler kendi aralarındaki sohbete dalmışlar ve hararetle birbirlerine bir şeyler anlatıp duruyorlardı. Bir müddet zaman geçtikten sonra kendini unutturan bu Türk askeri arkadaşlar bir dakika diyerek, milleti susturdu. Sanki gaipten, uzak bir yerden sesler geliyordu. Kulak verdiler. Biraz önce kendi aralarında yaptıkları bütün muhabbetler, konuşmalar kulaklarında çınlıyordu. Hepsi donakalmıştı. Bir asker, "Kutu konuşuyor" diyerek heyecanla bir şeyler mırıldanabildi ancak... Herkesin gözleri hayretle açılmış, dilleri tutulmuştu. Acaba bu alet başka nelerini saklayıp da biraz sonra ortaya çıkaracaktı? Ya düşündüklerimi de anlatırsa? Bir meraktır gidiyordu.

Bu sessizliği o kutuyu getiren asker bozdu, gayet bilmiş bir eda ile: "Teyp" dedi. "Evet, teyp. Konuştuklarınızı böyle saklar ve sonra size satar..."

Kıssadan hisse

Halkın hoca delirdi diyecek kadar yadırgadığı ve haberi olmadığı o zamanın bir teknolojik alet edevatından yoksun Türk halkının kahraman neferleri sayesinde Birleşmiş Milletler Ordusu ve bilhassa da Amerikan ordusu Kore savaşında Çinlilerden korunmuş ve Kore ile halen yaşayan samimi dostluğun temelleri o günlerde atılmıştır. Koreliler, Amerikalılardan daha çok Türkleri sevmektedirler. Türkün yüreğini, cesaretini ve samimiyetini sevmektedirler, alet edevatı değil.

Çayeli Dergisinden alınmıştır. Bu Dergiye Hazırlayan: Hasan Caner

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 59 km, Çayeli ilçesine 41 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 30 km, Çayeli ilçesine 10 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi yoktur, kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köyün adı II. Mahmut'un damadı olan Kaptan-ı Derya (Kaptanpaşa) olan Damad Mehmet Ali Paşa'dan gelmiştir. Damad Mehmet Ali Paşa II. Mahmut'un kızlarından Adile Sultan'la evli idi.

Rize iline 37 Km, Çayeli ilçesine 18 Km. uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Kışları ılık ve yağmurlu geçer. Bazı yıllar ortalama 2 metreyi bulan kar yağışına da rastlanır.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa turistik amaçlı gezi ve aktivitelere dayalıdır. Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır ancak sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Eski ismi Raşot’tur. 1958’lerden önce Karaağaç, Çeşmeli ve Yıldızeli köylerinin de ismidir.1959’da Çeşmeli, daha sonraki yıllarda da Yıldızeli Köylerinin muhtarlıkları ayrılmıştır.

Karaağaç Köyü Çayeli’nin güneyinde olup şehir merkezine uzaklığı 11 km.dir. Bu yolun 7 km.si asfalt, 2 km.si beton geri kalan 2 km.si toprak yoldur. Köye ulaşmak için Çayeli şehir merkezine gelmeden Büyükköy sapağından girilir, 7km. sonra Büyükköy yolundan ayrılarak Haytef köprüsünü geçip köye ulaşılır. Çeşmeli ve Yıldızeli köylerinden de rahat bir şekilde ulaşım sağlanabilir. Köy Çeşmeli, Yıldızeli, Gürgenli, ve Derecik köyleriyle çevrelenmiştir. Köyün mahalleleri, Mektep, (merkez) Aloğlu, Oksuzli, Tumasli, Boğosli, Husikaler, Milog, Yukarı Sırt, Aşağı Sırt Çahdahhor, İniş, ve Dalaklı. Bu mahalleler yamaç arazi üzerinde dağınık bir şekilde kurulmuştur. Köyün arazisi 17000 dekar civarındadır.

Kemer, Çayeli'nin doğusunda ve Çayeli'ne 4 km. mesafede, denize cepheli bir köydür. Uzak olmasına rağmen, 1950 yılına kadar Pazar İlçesine bağlı idi. Adını aldığı Kemer Burnunun üstündedir. Kanlıdere sapağından, eski Çayeli-Pazar yolundan köye ulaşılır. Kemer Köyü, güneyinde Kestanelik ve Sefalı köyleri, batısında Kesmetaş Mahallesi, doğusunda ise Örnek Köyü ile çevrilidir. Kemer Köyü'nde 265 hane vardır ve bunların çoğu ekonomik nedenlerden dolayı kışın boş durumdadır. Kışın şehir dışına göç eden Kemer Köylülerin çoğu, yazın çay toplamaya ve tatil yapmaya köye dönmektedirler.

Kemer Köyü'nde sanayi yatırımı ve iş yeri bulunmamaktadır. Köyün çalışanları sadece çay tarımı ile uğraşmaktadırlar.

Kemer Köyü doyum olmaz bir doğal güzelliğe sahiptir. Köyün turistik ve doğal güzellikleri olarak Milofitri'nin Düzünü, Çifte Yatak Dede'nin Mezarlığını ve yeni yaptırılan top sahasının deniz manzarasını sayabiliriz. Kemer Köyü'nün en büyük sorunu yolunun stabilize ve bozuk olmasıdır. Ayrıca köyün suyu da yeterli olmamaktadır. Köydeki ilkokul öğrencilerinin tek bir minibüs ile sahildeki İshakoğlu İlköğretim Okulu'na taşınmasında birçok sorun yaşanmaktadır. Köyün Çayeli'ndeki liselere giden gençleri ise sabah-akşam yollarda birçok zorluk çekmektedirler. Kemer Köyü'nün elektrik sorunu 2002 yılında yapılan iyileştirme ile kısmen giderilmiş olmakla birlikte tam olarak çözülmüş değildir. Kemer Köyü yolunun beşte bir kadarı (yaklaşık l km.si) 2001 yılında beton kaplandı. Ayrıca 2002 yılında köye yeni bir su bağlanmış ve bu su için 500 metre yeni bir yol yapılmıştır. Bu yol güzergahındaki merada, köyün gençlerinin spor yapmaları için top sahası yapılmış ve halen alt yapı çalışmaları devam etmektedir. Kemer Köyü'ne daha iyi hizmet edebilmek için "Kemer Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Demeği" adında bir demek kurulmuştur. Demeğin 2003 yılı idari kadrosu aşağıdadır; Münir KISIR (başkan), ihsan NAMOĞLU (başkan yardımcısı), Bilal MEYDAN (muhasip), Osman OKUYAN (sekreter), Hasan ÇELÎK (üye), H. îlyas HIZARCI (üye), Muhammet KÜÇÜKSARI (üye). 1984 yılında kurulan demek, köyün merkez eski camisinin yıktırıp yerine yenisinin yapılmasında yardımcı olmuştur. Ayrıca Kadioğlu Mahallesi'nde bir mescit yapılmasına da katkıda bulunmuştur. Köy yolunun bir kısmının betonlanmasında muhtarlık ile İşbirliği içinde olmuştur. Kemer Köyü'nün ismi, kurulduğundan beri aynıdır ve hiç değişmemiştir. Köy, adını, tünelin deniz tarafında bulunan kemer şeklindeki içi oyulmuş bir kayadan almaktadır. Bu kayanın kemer kısmı, tünel ve yol çalışmaları esnasında kırılarak denize düşmüştür.

Köyde iki adet cami ve şu anda eğitim verilmeyen bir ilkokulu bulunmaktadır. Köyde sağlık ocağı bulunmamaktadır.

Kemer Köyü'nün yetiştirdiği mevki sahibi kişiler arasında Emekli Albay Mustafa KARADENİZ'İ, Beşiktaş Belediye Başkanı ve Eski Milletvekili Yusuf NAMOĞLU’nu, Kıdemli Yüzbaşı Fevzi MEYDAN, Armatör Nurettin CANTAŞ'ı, Op.Dr. Orhan ERDİNÇ'İ, Genel Cerrah Kubilay KEMERTAŞ'ı sayabiliriz.

90 yaşındaki Yunus MEYDAN Amca şu anısını aktardı:

"Ben gençliğimde iyi tulum çalardım. Biz eskiden yaya olarak hayvanlarla birlikte, Çamlı Hemşin yaylalarına yaylacılığa giderken, ilk gün Mollaveyis denen yerde konaklardık. Orada gece sabaha kadar ben tulum çalardım, yaylacılar da horon oynarlardı, ikinci günün akşamı ise Çat Düzü denen yerde kalırdık. Oradaki kahvecinin ısrarı ile sabaha kadar tulum çalardım. Benim tulum çalmam Hemsin yaylalarında çok meşhur idi. Yaylaya gideceğimi duyan diğer Hemşin köylüleri, çalacağım tulum ile oynamak için, göçlerini benim gidişime göre ayarlarlardı. Öyle ki, benim tulumum ile horon oynayan kızlar, ellerindeki bilezikler ve boyunlarındaki beşibirlikleri tulumun üzerine hediye olarak bırakırlardı.

Fakat ben horondan sonra hepsini kendilerine geri verirdim." Kemer Köyü İle, Kesmetaş Mahallesi arasında yıllar önce bir mera sorunu yaşandığı rivayet edilir. Merayı paylaşırlarken Kesmetaşlılarla aralarında bir anlaşma yaparlar birbirlerine karşılıklı birer temsilci gönderirler,temsilcilerin şahitliği altında, horoz ötmeye başladığı anda, köylüler meraya doğru yürüyecekler ve gidebildikleri kadar yer o köyün olacak. Horozlarına rakı içirerek vakitsiz ötmesini sağlayan Kesmetaşlılar erkenden yola çıkarak meranın tamamını alırlar. Kemerliler buna itiraz ederler. Bu itirazı kabul eden Kesmetaşlılar, sahildeki büyükçe bir taşı gösterirler ve "Bunu en kuvvetlünuz sırtlasın ve hiç yere koymadan gidebildiği kadar yer sizin olsun" derler.

Cafer Dede bu taşı sırtlar, Kemer Dağı'nın zirvesine kadar götürür ve son nefesini de orada verir. (Aldığı yol takriben 4 km. ve taşın ağırlığı da yaklaşık 400 kg. kadardı.) Rahmetli Cafer Dede'nin mezarı, son nefesini verdiği bu yerdedir.

KASAPOĞLU RÜFET DAYI (DELİ RÜFET)

Bahriyede 10 yıl askerlik yapan Rüfet Dayının hayatı hep maceralarla geçti. Çift yürek olduğu söylenirdi. Askerde iken donanma ile Cezayir'e giderler ve merasim için yelkenlilerle limana yanaşırlar. Asker merasim için dışarıya çıkarken komutan kendisine"Rüfet, bu gemi sakattır. top atışı yapmayın, gemiyi batırırsınız" emrini verir. Rüfet topçu çavuşu idi. Düşünür ki, top atmayla batacak olan gemi, dönüşte Akdeniz’de bir fırtınaya yakalanırsa hayde hayde batacak ve askerlerin de boğulmasına neden olacak. Bunu düşünen Rüfet topçulara "Top başı!" emrini verir ve top atışı yaptırır. Top atışlarının sarsıntısına dayanamayan gemi limanda batar. Komutan gemiyi batmış görünce topçu çavuşu Rüfet'i emre itaatsizlikten tutuklatır. Rüfet Çavuş ayakları prangalı bir şekilde İstanbul’a getirilir ve Kadının karşısına çıkarılır. Kadı: "Gemiyi niye batırdın?" diye sorar kendisine. Rüfet Çavuş da: "Efendum, ben askeri kurtardum, zira gemi sakatti, sefere çikacak olursa,furtunada batacak ve hepumuz boğulacaktuk" der. Bunun üzerine Kadı Rüfet'i beraat ettirir ve serbest bırakır.

(Rüfet Çavus'un, Beşiktaş'taki Deniz Müzesi'nde, ayaktan prangalı olarak resmi olduğu söylenmektedir.) Zamanın halk şairlerinden Kemer Köylü Hüsnü oğlu Zelkif Dayı çok meşhurdur. Ancak kaleme alınmadığından atışmalarının,destanlarının çoğu unutulmuştur. Zelkif Dayı amcası ile İstanbul’a gitmiş ve Okmeydanı'nda yağlı güreşler yapıldığını görmüştür. Kendisi de pehlivan idi. Amcasına buradaki güreşlere katılacağını söylemesi üzerine amcası da ‘’ burada soyunursan, başluğunİ çalarlar" demiş. Amcasını dinlememiş, soyunarak güreşe katılmış ve rakibini de yenmiş. Ama elbiselerinin yanına geldiğinde başlığının çalınmış olduğunu görünce şu dörtlüğü söylemiş;

  • Deli ise de dinle, beyuğuni, Dayi'dur/p>

  • Zelkif sandi burayi, Mapavri'nun Çayiridur,/p>

  • Aldiler başluğuni, o da onun payidur.

Bir gün de. İstanbul'dan gemiyle ambar yolculuğu yaparak Rizeye gelmektedir. Gemide Rizeli bir şair buna laf atmış ve aralarında şu atışma geçmiştir;

  • Rizeli : Başi ne taraftadur, gemi kakîi Umandan.

  • Zelkif Dayı : Benda da anliyamadum, gormeyirum dumandan.

  • Rizeli : Geminun kerestesi acap hangi ormandan?

  • Zelkif Dayı : Nuh Peygamber'den kalma, öyle gördük fermandan.

  • Rizeli : Kırmızı oküzumi, şindi çikardum damdan.

  • Zelkif Dayı : Ekseri oyle olur,adam çıkar adamdan.

Kemerliler Komika'ya düğüne gitmişler. Sarhoş İsmail ile karşı beri geçmişler. Hava elektriklenmiş, kavga çıkacak olmuş;

  • İsmail Dayı : Zelkif kolla yapini, taze attı dumanlar.

  • Zelkif Dayı : O naşı havadu ki, böyle yapayi yanlar.

  • İsmail Dayı : ince tuî dumenuni, canlar kiyarsun canlar.

  • Zelkif Dayı : Havanun esmesini, dümeni olan anlar.

Kemer Köyü nün Kore Gazileri:

Dursun Ali DEDETAŞ: 1929' da doğdu. 1950' de Kore’ye gitti. Orada 2 sene esir kaldıktan sonra 1953' de döndü.

Dursun Ali KEMERBAŞ: 1929'da doğdu. 1950'de Kore'ye gitti, 1951'de döndü.

Köyün istiklal Savaşı Gazisi:

Gencalı Dayı (HIZARCI) 1900-1993

Kemer Köyü'nde yaşayan ailelerin soyadları aşağıdadır;

ÖZDAL-CEVHER-ÇAKMAKTAŞ -COŞKUNTEPE-DEDETAŞ-HIZARCI- UZVN-KEMER-KEMERTAŞ'KEMERBAŞ- NAMOĞLU- KARADENİZ- ERDİNÇ -YÜKSEL- YAR'DURSUN-KÖSE-OKUYAN-ŞAHİN-KÜÇÜKSARI-YILDIZ-ÇEÜK' KIZILKAYA- TAHTACI' KEMERDERE- KADIOĞLU-MEYDAN-SARAL-CAN-KISIR- PEHLİVAN- YILDIRIM KURT- PETEKÇİ'CANTAŞ-TEMEL ASLANBAŞ-KOÇAL.

Kemer Köy ü'nde muhtarlık yapanların isim, unvan ve dönemleri aşağıdadır:

Hüsnüoğlu Hamdi ÖZDAL (emekli kaptan): 1928-31

Reyisoğlu Süleyman KEMERDERE (emekli buhar makinisti): 1931-34

Canferoğlu Ahmet CANTAŞ (denizci): 1934-38

Canferoğlu Cemal DEDETAŞ (inşaatçı); 1938-48

Molla Osmanoğlu Tdris KEMER (inşaatçı): 1948-54

Salih KEMERTAŞ (denizci): 1954-72 üzunoğlu

Mustafa UZUN (emekli): 1972-74

Hüsnüoğlıı Rıdvan CEVHER (emekli): 1974-89

Bayram Ali KISIR (çay eksperi): 1989-94

Hüsnüoğlu Burhan ÖZDAL(otobüs işletmecİsi): 1994-99

Muhammet KÜÇÜKSARI: 1999-

Hazırlayanlar ve kaynak kişiler:

Muhammet KÜÇÜKSARI

Burhan Ö2DAL - Bilal MEYDAN

Yunus MEYDAN - Münir KISIR

Muammer KEMERBAŞ

Çayeli Dergisinden Alıntıdır

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köy eski yerleşim bölgesi olmayıp sonradan Hemşin bölgesinden gelen göç ile yerleşime açılmıştır.Köyün bulunduğu yerin eski adı Miloz olarak bilinmektedir.Önceleri Sefalı Köyünün bir mahallesi olan köy sonra kendi adını almıştır.Köyde bulunan arazilerden orman kısımları kestane ağaçları ile kaplı olduğundan Cumhuriyet döneminde Kestanelik Köyü adını almıştır.Hemşin gelenekleri hakim olan köyde ,yine Hemşinlilerin görenekleri devam etmektedir.Çok güzel muhlama yapılır.Ayrıca yoğurdu ile ünlüdür.Köyde sayısız meyve yetişmekte olup,ticari olarak değerlendirilmemektedir.Kırmızı benekli alabalık derelerinde mevcuttur.

Rize iline 29 km, Çayeli ilçesine 11 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi çay tarımına bağlıdır.Hayvancılık çok kısıtlı ve kendi ihtiyacı olanlar için yapılmaktadır.Çay fabrikalarında ve çay alım yerlerinde çalışan mevsimlik ve daimi işçiler mevcuttur.Köyden yetişen Başkent Üniversitesi İstanbul Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi Hastanesi Satın Alma Sorumlusu Yük. Metalürji Müh..Ahmet SARI ayni kuruluşta muhasebe departmanında Hayriye SARI ve Ankara Üniversitesinde görev yapan Prof Dr Cemil YAĞCI ,Koç Holding şirketinde yönetici Hasan YAĞCI ,Atılım Üniversitesi öğretim elemanı Dursun Sarı ,Siyami ERSEK Hastanesi Müdürü Mustafa YAĞCI ,ayrıca Türk Standartları Enstitüsü'nde (TSE) uzman kimyager olarak görev yapan Aziz Yağcı da köyün ileri gelenlerindendir. Öğretmenler ,savcı ve idareciler yetişmiş olup ülkemize faydalı insanlar olarak hizmet vermektedirler.Ünlü sanatçı Fısfıs İsmail lakaplı Süleyman YAĞCI ,devlet sanatçısı ünlü tulumcu ve halk dansları uzmanı Emin YAĞCI gibi değerli sanatçıları mevcuttur.Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yolun 10 km si asfalt 1 km si beton olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır. Ayrıca köyde yeni kurulan Turkcell ve Vodafone baz istasyonu vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köyün eski adı Ada Başı olarak bilinir.Köy Sırt Köyünden ayrılarak kendi muhtarlığını kurmuştur.Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.Rize iline 26 km, Çayeli ilçesine 8 km uzaklıktadır. Ayrıca Ağaran Şelalesi bu köyün sınırları içersindedir, şelalenin köyden uzaklığı 3 km dir. Ağaran Şelalesi doğal güzelliğiyle bölgede dikkat çekmektedir.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyde nüfus mevsime göre farklılık göstermektedir yazları çok kalabalık olur. İnsanlar büyükşehirlere çalışmaya giderler, yaz ayları yaklaşınca malum çay sezonu açılınca köy şenlenir diyebiliriz. Kışları ise 50 haneden sadece 5 inde insan kalmaktadır. Köyün ekonomisi başta çay olmak üzere; tarım, hayvancılık,arıcılık ve son zamanlarda kivi üretimine dayanır.Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Latifli köyü idari olarak 1968 yıllarında Sarısu köyünden ayrılmış ise de yerleşimi çok eski yıllara dayanmaktadır. Rivayetlere göre 300 yıl kadar önce Özbekistan Semerkant-Buhara boylarından Anadolu’ya oradan da Karadeniz’e gelen Latifoğlu kardeşlerden Recep Ağa o zamanlarda Çayeli’ne gelip yerleşmek isteyenlere yer gösteren Sipahioğullarına başvurur. Sipahioğulları da kendisine şimdiki Boğaziçi diye bilinen Kalika ve Doğurtli bölgesini gösterirler. Recep Ağa bölgeye yerleşir. Ekilmeye müsait alanları buğday ve mısır ekerek değerlendirirken diğer yerleri odunluk ve hayvan yemi için kullanmaya başlar. Daha sonra Trabzon Araklı’dan gelen bir kişiyi yanına yardımcı olarak alır. Kullanmadığı arazilerden ona tahsis eder. Bu kişi köyün ikinci büyük akrabası olan Suiçmezlerin atasıdır. Bundan sonra hayatlarını birlikte ikame ederler. Latifli köyünün kurucusu sayılabilecek olan Latifoğlu Recep Çavuş’un mezarı Şabanların Çayırı denilen arazinin alt kısmındadır. Her ne kadar muhtarlık seçimlerinde tatlı bir rekabet oluyorsa da bu iki akraba arasında çok sayıda kız alışverişi olmaktadır. Daha sonra çeşitli intikaller yolu ile köyden arazi alan Çelikler, Çerman, Yahyaoğlu, Baltacı, Bayraktutan, Köseoğlu, Köse,Taşdemir, Sandıkçı, Ateş, Azmış ve Kansız akrabalarından muhtelif sayıda haneler köyümüzde yaşamlarını sürdürmektedirler.

Yazının başında da belirttiğimiz gibi köyümüz 1968 yılına kadar Sarısu Köyü içinde Latifli mevkii olarak anılırdı. O dönemde köyün yaşlı ve ileri gelenlerinden Telefoncu Mehmet (Mehmet Özkan (Latifoğlu) Ziya Çavuş (Ziya Suiçmez), Gönci Hasan (Hasan Bayraktutan), Haliloğlu Mustafa (Mustafa Latif) öncülüğünde Sarısu Köyünden ayrılıp Latifli Köyü adında bir köy kurmaya karar verir ve kurarlar. İsminden bahsettiğim büyüklerimizi rahmetle anıyoruz.

Köyümüzün batısında ve güneyinde İncesırt Köyü, Doğusunda Sarısı Köyü Kuzeyinde ise Şairler deresi ile çevrilidir. 642 kişilik köyümüzde 120 hane bulunmaktadır. Okuma yazma oranımız % 88’dir. Özellikle son yıllarda üniversite tahsili görüp kamuda ve özel sektörün çeşitli kademelerinde görev alan birçok insanımız mevcuttur.

Soy isimlerinden de anlaşılacağı gibi Çayeli’mizin maneviyat değerlerinden emekli vaiz Süleyman Latif’in, uzun yıllar Çayeli Merkez Hacıbaşı (Eski Cami) Camiinde imamlık yapmış Hafız Dursun Ali Latifoğlu’nun ve uzun yıllar köyümüz Camisinde İmamlık yapan ve şu anda Çayeli Çarşıbaşı Camisinde imamlık yapan Yusuf Ziya Suiçmez’in köyümüzden olması bizleri her zaman gururlandırmıştır.

Köyümüzün ulaşımı anayol olarak Çayeli-Kaptanpaşa Karayolunun 7 km. sinden ayrılan yol ile sağlanmaktadır. Bunun yanında yine madenli gurup yolundan iki değişik yol daha köye bağlantı sağlanmaktadır. Şairler Deresi yönünden de iki yolla köyümüze ulaşım sağlanmaktadır. Köyümüze elektrik 1975 yılında gelmiştir. İki adet 100 KWA gücünde trafolarla köyümüze elektrik hizmetleri gelmektedir. Elektrik hatları ağaçlıklardan geçtiği için zaman zaman elektrik kesintileri oluyorsa da arızalar köyümüzün fedakâr insanları çabaları ile kısa sürede giderilmektedir. Köyümüzün telefon hizmetleri sabit telefonla Madenli’de bulunan telefon santrali ile sağlanmaktadır.

Yerleşim olarak evlerin tepe üstünde olduğundan su sorunu bugüne kadar en büyük sorun olarak göze çarpmaktadır. 1954 yıllarında Ziya Çavuşun Sarısı Köyü Muhtarlığı döneminde İncesırt Köyü Doğurtli mevkiinden getirilen su 20 yıl sonra yetmez hale gelmiş. 1973 yıllarında Halil oğlu Mustafa Latif, Haliloğlu Ömer Latif, Koreli Hüseyin Taş, Deli Ahmet Suiçmez Hızır Ağa Suiçmez öncülüğünde Sarısu Köyü Durmuşlu mevkiinden yeni bir su getirilmiş kütüklük tepesine depolanan su yapılan köy isale şebekesi ile köye dağıtılmıştır. Hızlı nüfus artışı ve su tüketimi artmasından dolayı bu şebekede kısa sürede yetersiz hale geldiğinden Halitoğlu D. Ali Taş’ın arazisinden çıkan su elektrik enerjisiyle kütüklük mevkiindeki depoya pompalanmaktadır. Çevre Sağlığı Kurumunca yapılan tetkiklerde içilmesi sakıncalı bulunan su zorunlu olarak kullanılmaktadır. Uzun yıllardan beri köye temiz içme suyu getirme çalışmaları bugünlerde sonuç verdi. Latifli ve İncesırt Köylerine su götürmek amacıyla 10 km uzaklıkta Kamilli ırmağından su götürme çalışmaları devam etmektedir. Adı geçen şebeke 152.000 YTL ihale edilmiştir. Bu amaçla ana hat’ın inşaatı için araba yolu yapılmaktadır. Bu güne kadar köyümüzün su sorunu için çalışanlardan ölenlere Allahtan rahmet dilerken yaşayanlara şükranlarımızı sunuyoruz.

Köyümüzün ana geçim kaynağı çaydır ve bunun yanında son yıllarda kivi ile ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Çaykur’a bağlı Çay Fabrikalarında 60’a yakın kişi çalışmaktadır. Çayeli Bakır A.Ş.’de 15 kişi çalışmaktadır. Köyümüzün % 30 luk bir kısmı İstanbul Kaynarca’da yaşamaktadır. Köyümüz küçük bir köy olmasına rağmen göç eden insanlarımıza ait İstanbul ve çevresinde 40 adet ekmek fırını olduğunu duymaktayız. Nüfus ortalaması bakımından bu sayının Guinnes rekorlar kitabına girebileceğini düşünmekteyiz. Bu kişilerin birçoğunun İstanbul’da iş sahibi olmalarına Salih Latifoğlu amcamızın çok büyük katkıları vardır kendisini rahmetle yâd ediyoruz.

Köyümüzün muhtarlarından bahsedecek olursak Servet Baltacı 3 dönem, Şefik Taş 2 dönem Mustafa Taş 1 dönem muhtarlık yapmıştır. Şu anki muhtarımız olan Cemil Suiçmez 1 dönem muhtarlık yaptıktan sonra 2. dönem muhtarlığına devam etmektedir.

Bilindiği gibi 1914 yılının Aralık ayında Sarıkamış Allahuekber dağlarında 90 bin askerimizin donarak şehit olmuştur. Bu askerler arasında köyümüzden de insanlar bulunmaktadır. Bu insanların acılarını halen daha yüreklerimizde hissetmekteyiz. Bilgileri sitemize kazandıran Yahya TAŞ'a teşekkür ediyoruz.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Eski adı Maranli’dir.Maranli Marandan gelir.Maran derme çatma tahta,ahşap baraka anlamına gelir.1790- 1830 Yılları arasında Osmanlı Yemen, Arabistan ve Şam’dan çekilmek zorunda kaldığı için Osmanlının ahi ailelerinden buraya geçici olarak yerleşmişler Rus Savaşı patlak verince de burada kalıcı konaklamışlardır.(Ahi:Sanatkar) Osmanlı fethettiği topraklarda kalıcı olabilmek, yeni gelenlerin önünü açmak için ahi meslekli aileleri gönderir yerleşmelerini sağlardı, bu ailelerden bir kısmı buraya yerleşmiştir.

Rize iline 23 km, Çayeli ilçesine 5 km uzaklıktadır.Büyükderenin batı kısmının düzlüğü ve yamaçlarında kurulu Purçam,Kireçhane,Tepeler ve Uç mahalleleri vardır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Kivi,kara üzüm yetiştirme için çalışmalar devam ediyor.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 24 km, Çayeli ilçesine 6 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol 2002 ‘de yöremizde afet olana kadar betonlaması yapılmıştı şuan yolları toprak ve bozuk olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Yatılı kuran kursu vardır tarihi camisi vardır turizme elverişli Musadağı tepesi vardır köy halkı çoğunlukla Çayeli’nde esnaflık yapar.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 47 km, Çayeli ilçesine 29 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz İklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 25 km, Çayeli ilçesine 7 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz İklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve Sağlık Evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.Köyümüzde ayrıca Kız Kuran kursu bulunmaktadır.

Sarısu, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 24 km, Çayeli ilçesine 6 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır

Çayeli ilçesinin güneydoğusunda bulunan Sefali Köyü güneyden ve batıdan Çilingir Köyü, kuzeyden Kesmetaş Köyü ,doğudan ise Kestanelik Köyü ile sınırlıdır. Tüm Doğu Karadeniz’de olduğu gibi Sefalı Köyünde engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Gür ormanlar ve çay bahçeleri kaplı olup yer yerde bahçelere sahiptir. Sefali Köyü bağlı olduğu Çayeli ilçesine 7km. uzaklıkta olup merkez ilçe ile köy arasındaki ulaşım minibüslerle yapılmaktadır. Sefalı Köyü batısında Çilingir Köyü ile iç içe bir yapıya sahiptir, yabancı gözü ile bakıldığında iki köyü birbirinden ayrıt etmek gerçekten güçtür.

Sefalı Köyünde diğer bölgelerde olduğu gibi dağınık yerleşim hakimdir, herkesin evi kendi arazisinde kurulmuş olup en fazla iki üç ev yan yana görülür. Köyde coğrafi yapı nedeniyle bir birinden ayrılmış mahallelere rastlanır. Köyün 5-6 mahallesi olup bu mahallelere ayrı ayrı yollar çıkarak köyü bir ana yola birbirine bağlar. Köyün bu dağınık yapısı, köye gelecek hizmetlere çeşitli sorunlar oluşturmaktadır. Her mahalleye 2-3 km uzunluğunda yollar yapılması gerekmektedir, tek depo ve boru hattıyla bütün köye su verilemez.

Sefali köyü, Sırt Orta Mahalle, Merkez ve Müftüler gibi mahallere ayrılmıştır. her mahallenin kendisine ait bir camisi vardır, ancak okul ve sağlık ocağı merkezde olup köyün geneline hizmet vermektedir. Doğal yapılanması sonucu olarak yağmurlarda sel sularıyla toprak kaymalarına rastlanmakla birlikle, komşu köylere nazaran bu tehlikeler Sefalı Köyünde daha az etkindir. Küçük derelerin taşması azda olsa zarar vermekle birlikte önemli bir can ve mal güvenliği tehdidi oluşturmamıştır. Çevre köylere nazaran daha düz bir araziye sahip olması ve sağlam betonarme temellerin yapılmasına bağlanabilir. Olumsuz faktörlere rağmen yol, su, elektrik ve telefon gibi hizmetlerin karşılanmasında büyük aşamalar görülmektedir.

KÖYÜN TARİHİ:

Yaşlılardan alınan bilgiye göre köye gelinmesine kesin bir tarih verilememektedir. Köyün 600 yıllık bir geçmişe sahip olduğu sanılmaktadır. Köye gelenler ayrı ayrı bölgelerden gelip yerleşmiştir. Erz dönemindeki olaylardan duruma bağlı Hasankate’ den Pazar Hemsin üzerinden köye yerleşenler olduğu gibi, Çayeli'ne bağlı Haremtepe'den de yerleşenler vardır. Bu bilgiler yaşlıların bilgileri ışığında oluşturulmuştur.

Sefalı köyü eskiden Kesmetaş'a bağlıydı aynı muhtarlıkla yönetiliyordu ve adı Hubıyar 'dı.Kayıtlarda Kesmetaş olarak geçer.Daha sonra ayrı muhtarlık olunca Sefalı adını almıştır bu da Cumhuriyet dönemindeki olaylardandır. Sefalı köyü Kesmetaş'tan ayrılarak ayrı muhtarlık olmuş. Kestanelik köyü İse Sefalı köyü muhtarlığına bağlı olarak çok seneler yönetilmiştir. Köye ilkokul 1952 de yapılmış 1942-1952 arasında Orta Mahalle Camiinde bir öğretmenle okuma yazma öğretilmiştir ve 3. sınif diploması verilmiştir. Çevre köylerden Sefalı'ya okula geliniyordu.

EKONOMİK DURUM

Sefalı köyünde ekonomi tarım ve hayvancılığa dayanır. Doğu Karadeniz Bölgesinde bilhassa Rize'de olduğu gibi tarım denince Sefalı'da da çaycılık, çay tarımı akla gelir. Bağlı olduğu ilçe Çayeli de adını çaydan almıştır. Köyde çayın yanı sıra diğer ürünler de yetiştirilir, yalnız bu ürünler halkın ihtiyacını karşılamak İçindir, ticari ve ekonomik bir değeri yoktur. Bunun yanında halk hayvancılıkla da uğraşmakta olup büyükbaş hayvanlardan İnek beslenmektedir.Çay tarımı köyün başta gelen gelir kaynaklarından olup halkın yaşam düzeyini değiştirerek olumlu şekilde geliştirmiştir.

Köyde 9 çay alım yeri bulunmakta olup halk Çay Kurumuna vereceği çayları bu alım yerlerinde satmaktadır, ayrıca özel sektör fabrikaları da çay alımı yapmaktadır.

Çay köyün refah düzeyini geliştirerek köylünün alım gücünü artırmıştır. Bugün köyde yıllık ortalama olarak en küçük çay tarımı yapan aile 10 ton çay üretmektedir. Küçük bahçelerde sebze üretimi yapılmakta olup bu da halkın günlük İhtiyacını karşılamaktadır. Sebzelerden en çok yetişen karalahana, bölgenin olduğu gibi köyün de milli yemeği sayılır. Karalahana yanında patates, pırasa, salata, sırık fasulyesi ve kabak gibi ürünler yetiştirilir. Yalnız bunların ticari ve ekonomik bir değeri yoktur.

Ekonomik durumu iyi sayılan köylü gayrimenkul olarak büyük şehirlerde yatırım yaparken, aynı zamanda köydeki arazi kıtlığı ve darlığı yüzünden geçimini zor sağlayan aileler de mevcuttur. Köyün önemli bir gelir kaynağı sayılan mevsimlik çay işçiliği de olumlu ekonomik bir gelişme sağlamıştır. Çay Kurumu'na ve özel sektöre ait fabrikalarda iş bulma İmkanları artmıştır. Her aileden bir veya iki kişi çay fabrikalarında çalışıp geçimini sağlamaktadır.

Köyde çay tarımı ve fabrikalarda çalışanların yanında marangozluk. ustalık gibi mesleklerle uğraşanlar da az değildir.

SOSYAL VE KÜLTÜREL DURUM:

Sosyal yapı itibariyle köyde herkesin yakınlığı vardır. Uzaktan yakından herkes birbirine bağlıdır. Bunun yanında eskilerde görülen akraba evlilikleri hemen hemen kalkmış durumdadır. Aileler genellikle kalabalık olup, evin reisi babadır. Bunun yanında ailede sözü geçen erkek çocukları da vardır. Köyde yaşayan yaşlılar arasında iki kadınla evli olanlar olduğu gibi nadir de olsa üç karısı olanlar da vardı, günümüzde artık bu duruma rastlanmamaktadır. Çoklu evliliklerin çoğu erkek çocuk sahibi olamamak veya koca sağ iken karısının ölmesi sebebi ile olmaktadır. Eski evlerin kapılarında Doğu Karadeniz'e has kiler olarak kullanılan nalyalara köyde de rastlanır. Nalyalar genel olarak yiyecek saklamak için kullanılır. Serin havası ve ahşap yapısı olan nalyalar mısır kurutmak için de kullanılır. Toplumsal hayat yönünden, Rize'de görülen hayat tarzını tüm özellikleri bu yörede de göze çarpar. Rize'de olduğu gibi burada da çay ürününün sağladığı imkanlar halkın tavır ve yaşayışında değişiklikler meydana getirmiş olup eski adetlerin unutulmasına neden olmuştur. Bu gelişme sayesinde gurbetçilik sona ermiş, köy su, elektrik ve yol İhtiyacını karşılamıştır.

KILIK KIYAFET:

Köyde erkek giyimlerinde geleneksel giyiniş tarzı hemen hemen ortadan kalkmıştır. Eskiden kilot, pantolon, yelek, çizme giyilirdi. Günümüzde bu gibi geleneksel giyime rastlanmamaktadır. Kadınlarda geleneksel giyiniş kalkmış olmasına rağmen yer yer yöresel kıyafetlere eskiler arasında rastlanır. Çarşaf kalktıktan sonra bunun yerini atkı ve peştamal almıştır.

ÖRF VE ADETLER:

Yukarıda bahsedildiği gibi çay tarımının sağladığı imkanlar yörede örf ve adetlerin unutulmasına sebep olmuştur. Köyde görülen düğün geleneği yerinî artık salon düğünlerine bırakmıştır. Bunun yanında eski bayramlar da özelliğini kaybetmiştir. Yörenin bölgeden farklı özelliği olmadığı gibi az da olsa şive ve ağız değişikliklerine rastlanır.Yörede eskiden kalma İMECE usulü ile yardımlaşarak iş yapma geleneği hala çok iyi bir şekilde varlığını devam ettirmektedir. Köylü, köye hizmet edecek güvenilir kimselere her türlü yardımı yapmakta olup bu konuda çevre köylere örnektir.Köyde yaygın olan iş yapma şekillerinden biri de ortaklaşarak iş yapmaktır. Bu yolla köylü kendi çay alım yerini yapmıştır.Yörede yaygın adetlerden birisi kız isteme ve evlenme şekillerinde görülmekte olup, bu durum eski önemini kaybetmesine rağmen yine de yaygın bir şekilde devam eder. Yörede evlenme, karşılıklı anlaşma ile olduğu gibi ailenin uygun göreceği bir eş seçimi ile de yapılır. Evlenecek çift anlaşamasa bile yine de baba ve annenin kızı istemesi ve elçi gitmesi şekli ile olur. Bu durum, evlenme şeklinin daha çok görücü usulü ile gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Yörede başlık parası alınması ortadan kalkmış olmasına rağmen kısmen de olsa alınan para kız İçin harcanmaktadır. Eskilerde görülen ve günümüzde hiç rastlanmayan beşik kertmesi ile evlenme şekline de gençler başta olmak üzere tüm yöre halkı karşıdır. Yörede eskiden olan akraba evlilikleri de azalmıştır. Bütün bölgede olduğu gibi yer yer kız kaçırma olaylarına şahit olunur. Bu durum genellikle ailenin razı olmamasından meydana gelir. Yörede en çok rastlanan evlenme şekli; erkek istediği kızı annesine bildirir, anne babayı haberdar eder ve kız evine kız istemeye gidilir.. Kız tarafı da uygun görürse, alınacak eşyalar ve nişan günü kararlaştırılır.Bütün yöre ve komşu köylerdeki akrabalar nişan törenine çağırılır ve kız İle oğlana takılar takarlar. Takılar para veya altındır, takılardan yalnız altınlar kıza takılır. Nişandan iki üç ay sonra düğün yapılır. Düğüne de tüm yöre ve komşu köydeki akrabalar çağırılır. Düğün akşamı kız evinde kına gecesi düzenlenir ve eğlence yapılır. Oğlan evinde yemek yenilir, yöresel çalgılar çalınır ve düğün eşliğinde oyunlar oynanır. Düğün dağıldıktan sonra gelinin yanında yenge kalır. Yenge, gelin baba evine gelinceye kadar oğlan evinde kalır. Gelin düğünün ertesi günü damatla birlikte babanın evine gelir. Böylece düğün töreni bitmiş olur.

EĞİTİM VE ÖĞRETİM:

Yörede okuma yazmaya büyük önem verilmekte olup erkekler arasında okuma yazma bilmeyen yoktur. Kadınlar arasında yaşlılardan bilmeyenlere rastlanır. Okuma yazma yönünden diğer köylerden ileri durumdadır, bunun sebebi köy okulunun 1952'de yapılmasından önce eğitimin köy camiinde sürdürülmesi olabilir. Gerek camide gerekse okulda eğitimi veren ve topluma okumanın faydasını anlatabilen eğitmen Kemal Arıcı'nın büyük katkısı vardır. Bugün merhum olan Kemal Arıcı köy halkı tarafından rahmetle anılır. Köyün, çeşitli ilk ve orta dereceli okullarında görevli 21 öğretmen, 2 inşaat mühendisi,1 mimar mühendis, 1 gümrük müdürü ayrıca devletin çeşitli kademelerinde 20 memuru bulunmaktadır. Eskiden eğitimde görülen kız erkek ayrımı günümüzde ortadan kalkmış durumda olup 18 -20 yaş arası kızların çoğunluğu lise mezunu durumundadır. Bunun yanında Halk Eğitim Müdürlüğü’nde görevli, çeşitli meslek dallarında yetişmiş ve çeşitli beceri kurslarında el becerileri eğitimi veren eğitmen kızların sayışı oldukça fazladır. Köyde her türlü gazete, dergi, kitap gibi yayım araçları bulunmaktadır, bunun kültürel gelişime büyük katkısı olmuştur. Sefalı Köyünde ekonomik alandaki gelişmelere rağmen kültür alanında bir geri kalmışlık göze çarpmaktadır.

Özcan Beyaz

Kaynak: Recep Ali BALCI

(merhum öğretmen)

Çayeli'ne 3.5 km. uzaklıkta, doğusunda Esendağ ve Yanıkdağ Köyü güneyinde Şairler Mahallesi, batısında Yenipazar Mahallesi, kuzeyinde Aşıklar Deresi ile çevrili, 130 haneli, yaklaşık 750 nüfuslu, Çayelİ'nin hemen yamacında bir köydür. 1997 yılında Yanıkdağ Köyü'nden ayrılmış olup, bu tarihten İtibaren de muhtarlığını Ahmet SANDIKÇI yapmaktadır. Selimiye Köyü, Çayeli'ne hakim Kilise Tepesi denen yamaçlarda olup, Marami, Fuluva, Mesavli, Kavala ve Ayani adıyla bilinen mahallelerden oluşmaktadır. Bu İsimler yöre halkı tarafından kullanılmaktadır, resmi İsimler değildir. Kilise Tepesi denilen yerde, vaktiyle kilise olduğu söylenmektedir. Rus işgali sırasında bu yer karargah olarak da kullanılmıştır. Bunun nedeni, konumunun yüksekçe bir yerde olması nedeni ile geniş bir görüş afakına sahip olmasıdır. Selimiye Köyü'nün eğitimli insanlarının çokluğu, çıkış yolu olarak eğitimi seçtiklerinin en açık örneği. Öyle ki, Selimiye Köyü'nden birçok bürokrat, işadamı, mühendis, politikacı, doktor vb. yetişti ve yetişmeye devam ediyor. Onlar, biz Selimiye köylülerinin gururudur. Selimiye Köyü'nde yaşayan aileler, nüfusuna göre büyükten küçüğe doğru sıralarsak; SANDIKÇI, ABANOZ, SAFİ, KÖSE, HARDAL, GÜNEŞ, KÜÇÜKAHMET ve KETENCİ aileleri Selimiye Köyü sakinleridir. Selimiye Köyü'nde bir İlkokul vardır. Köyün Mesavlİ ve Seli Merkez'de yapılmakta olan İki camisi mevcuttur. Mesavli Camii'nin yapılışı Küçük Caferpaşa'daki caminin yapılışı ile aynı tarihe rastlamaktadır. Her köyde olduğu gibi Selimiye Köyü'nün de birtakım sorunları vardır. Başta yol sorunu olmak üzere, tamamı çay üreticisi olan köylünün çayla ilgili sorunları genel olup, tüm üreticileri İlgilendirmektedir. Selimiye Köyü İle Çayeli arasındaki ana yol 3,5 km olup. 1997 yılında Köy Hizmetleri'nin desteği İle genişletilmiş ve 1998 yılında da Özel İdare'nin katkılarıyla beton kaplanmıştır. Mahalle içi yolların da betonlanabilmesi İçin yetkililerle temaslar devam etmektedir.

Derleyen: Ahmet F.SANDIKÇI

Çayeli dergisinden alınmıştır

Çayeli ilçesine14km mesafede bulunan köyümüz coğrafi yönden 8 mahalleye bölünmüştür.Mahallelerimizin isimleri aşağıdadır

  1. ) MERKEZ Mahallesi

  2. ) VERİPOS Mahallesi

  3. ) SASTEN Mahallesi

  4. ) ÜST Mahalle

  5. ) VERUT Mahallesi

  6. ) ORTA Mahalle

  7. ) BOŞNAKLİ Mahallesi

  8. ) HAŞAFİ Mahallesi

Köyümüz coğrafi yönden dik yamaçlar üzerine kurulmuştur. Zirveden akan derenin kuzeyi sık ormanlıklarla kaplıdır. Derenin güneyinde ise köyümüz kurulmuştur. Köyümüzde 4 çay alım merkezi,2 cami,2 ilk okul mevcuttur. Taşımalı sistemden dolayı Madenli ilköğretim okulunda öğrencilerimiz eğitim görmektedir.Kapalı okullardan köy merkezinde bulunanını restore ederek muhtarlık evi yaparak köy sakinleri hizmetine açtık.Takriben köyümüzün nüfusu 1000 civarında bulunmasına rağmen köyümüzde 310 kişi ikamet etmektedir.Diğer nüfus iş dolayısıyla İstanbul'da çeşitli işlerle uğraşmaktadır.Köyümüzün yetiştirdiği işadamı ve bürokratlar mevcuttur.

Bunlardan bazılarını sayacak olursak emekli Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ahmet ŞARK emekli öğretmen M.Fahri BONCUKÇU, Elektrik Mühendisi İlyas RENCBER, Eczacı Ahmet RENCBER, Hemşire Filiz ŞARK, Hemşire Ayşe Şark, Gazeteci Süleyman BONCUKÇU, Hoca Yusuf BONCUKÇU, Hoca Mustafa BONCUKÇU, Tiyatrocu Emine RENÇBER, Mühendis Sami RENÇBER, Veteriner Meryem RENÇBER, Maliyeci Ahmet BONCUKÇU, Bilgisayar Operatörü Şükran ŞARK, Psikolojik Danışman Betül BEŞLİ, T.H.Y AZERBAYCAN Nejdet ŞARK, T.H.Y İSTANBUL Erol AKÇAL, ÇAYKUR idareci Abdul Seyyıt AKÇAL bunlardan birkaçıdır.

Köyümüzde yetişen ve halihazırda ülke ekonomisine hizmet eden işadamlarının bazılarını sayacak olursak; İstanbul'da KARADENİZ Pidecisi Hasan ŞARK, Mobilyacı Bahattin BONCUKÇU, Mobilyacı Yusuf BONCUKÇU, Mobilyacı Emrullah BEŞLİ, Kum ocağı işletmecisi Ali BEŞLİ, Ekrem BONCUKÇU, Sanayide oto yıkama-yağlama işletmecisi Ali BEŞLİ, köyümüze ekonomik yönden büyük katkı sağlayan Ahmet YAZICI, büfe işletmecisi Mahmut ŞARK bunlardan bazılarıdır.Bu bürokrat ve işadamlarından ekonomik yönden köyümüze büyük katkı sağlamaktayız.

Köyümüzde bulunan halkımız hayvancılık ağırlıklı olmak üzere çay, arıcılık ve kivi ziraat ile uğraşmaktadır. Yazın köyde bulunan halkımız İkizdere'ye bağlı 2800 rakımlı Demirdağının eteğinde bulunan YEDİÇUKUR yaylasında yaylalanmktadır. İstanbul'da bulunan hemşerilerimizinse yaz tatillerini bu doğa cennetinde geçirmektedir. Köyümüzün Koptur mıntıkasında muhtara ait örnek kivi bahçesi ve hemen yukarısında şelale ve soğuk doğal buzlu pınar sularımız görmeye değer güzelliklerdir. Hafta sonları Rize'den ve ilçemizden piknik yapmak için çok sayıda vatandaşımız köyümüzü ziyaret etmektedirler.

Karadeniz otoyoluna taş ve dolgu malzemesi ağırlıklı olarak köyümüzden çekilmektedir.Gürültü ve ses kirliliğine sebep olan bu durum halkımızı rahatsız etmektedir Fakat ülke ekonomisine büyük güç katacak olan Karadeniz oto yoluna yaptığımız bu katkı idarecilerimiz tarafından göz ardı edilmemelidir.Hem müteahhit firmalardan hem de idarecilerimizden köyümüze gerekli desteğin verilmesini bekliyoruz.

Halkımıza hizmet etmek için yola çıktım. Bir takım hizmetleri köyüme götürdüm. Bundan sonrada hemşerilerimin hizmetinde olacağımı taahhüt ediyorum.Halka hizmetin Hakka hizmet olacağına inandığımdan bu zor göreve hemşerilerimin arzusuyla talip oldum ve onların isteklerini yerine getirme azmindeyim

SESLİDERE KÖYÜ MUHTARI

MEHMET ALİ ŞARK

05434461381

Sırt köyü, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.Rize iline 26 km, Çayeli ilçesine 8 km uzaklıktadır. Güneyinde Yamaç Köyü, batısında Sarısu Köyü ve doğusunda Aşıklar Köyü bulunur.Köyün iklimi, Karadeniz İklimi etki alanı içerisindedir. Yıl boyunca bol yağış alır, kışlar çok soğuk geçmez ama kar yağışı olağandır, dağların Karadeniz'e paralel uzanması ve dik yapısı denizden gelen nemli havanın buralarda yoğunlaşmasına ve yaz yağışlarının görülmesine neden olur. Özellikler Ağustos ve Eylül ayları çok yağışlı geçer heyelan ve sel felaketleri sık görülür.Bitki örtüsü gürdür, özellikler köyün dağlarla sınırı olan çay tarımı yapılmayan arazilerinde geniş yapraklı gür orman yapısı görülür. Çay tarımı yapılan alanlarda ağaçlar tek tek ve küçük gruplar oluşturacak şekilde yayılmıştır. Köyde en çok görülen baskın ağaç türü sakallı kızılağaçtır, dağ, tepe, dere yatakları ve dik araziler bu kızılağaç türüyle kaplıdır, bunun yanında büyük yapraklı ıhlamur, dağ karaağacı, doğu kayını ve Anadolu kestanesi de en çok rastlanan türler arasında yer alır.

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Halkın geçim kaynağını çay tarımı oluşturur. Bunun yanında mısır, kivi, fasulye gibi yan ürünlerde yetiştirilmekte ancak elde ürün ekonomik gelir getirmemekte köy halkı tarafında tüketilmektedir.Köy merkezinden 3 km uzaklıktaki Ağaran Şelalesi, önemli bir mesire yeridir.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol beton olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Şirinköy, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Köyün gelenek, görenek ve yemekleri; Karadeniz kültürünün etkisi altındadır.Rize iline 24 km, Çayeli ilçesine 6 km uzaklıktadır. Sınırları Beyazsu köyü,Ortaköy,Gemiciler,Musadağı,Hassadıklar Mahallesi ile çevrilidir.Köyün iklimi, Karadeniz İklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Aynı zamanda köy erkeklerinin çoğu cay fabrikalarında çalıştığından ekonomik durumu yüksektir..Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı , sağlık evi vardır ve aktif haldedir. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Uzundere, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Köyümüzün geleneklerinin başında tulum gelir,kültür olarak da çoğu değerlerine sahip çıkmış bir köydür,örneğin; ahşap evlerin çoğunlukla bulunduğu , betonarme yapıların az olduğu bir yapı şekli vardır. İnsanların kışlık yiyeceklerini sakladıkları naliyeler bulunur. Tarihi köprüleri hala yıllara meydan okumaktadır, çeşmeleri olsun patika yolları olsun her biri Uzundere'ye ayrı bir hava katmıştır.. Yemekleri ise Doğu Karadeniz’e özgü bütün yemek çeşitlerini içerir, bunun içinde muhlaması, karalahana sarması,mincisi,lahana çorbası,hamsisi,hamsili ekmeği ve buna benzer bir sürü yemek çeşidi vardır.Rize iline 46 km, Çayeli ilçesine 28 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz İklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol toprak olup köyde ulaşım zordur. Elektrik ve sabit telefon vardır.

Yamaç Köyü Çayeli ilçe merkezine 6 km uzaklıktadır.Şairler Deresi güzergahındadır.Köy dağ yamacında kurulduğundan Yamaç ismini almıştır.Yamaç Köyü diğer Karadeniz köyleri gibi tipik Karadeniz köylerinin özelliklerine sahiptir.Köyün Tarihçesi:

Köyün tarihi oldukça eskidir.Yaşlılardan alınan bilgilere göre köyün en az 400 yıla yakın bir geçmişi vardır.Bu yöreler Pontus Rum Devletinin hakimiyetinde iken Fatih Sultan Mehmet in fetihleri sonucu bu devlet ortadan kaldırılmış Osmanlı Devleti hakimiyetine geçmiştir.Yamaç köyünde Rumlardan kalma herhangi bir tarihi eser veya tarihi bir kalıntı bulunmamaktadır.Bu yöreye HAVRA denilmektedir.Havra ismi bir rivayete göre balığın havyarı ile bağdaştırılmaktadır.Başka bir rivayete göre de derenin sonlarında dağlık bölgede Rumların ibadet yaptıkları mekan olan HAVRA ile bağlantı kurulmaktadır.Yamaç Merkez Eğteni ismiyle anlatılmaktadır.Bu bölgede ilk yerleşim yerleri Rumlar tarafından kurulmuştur,çevrede yer ve köy isimlerinin çoğu halen Rumca geçmektedir.

YERİ VE KONUMU

Yamaç Köyü Çayeli ilçe merkezine 6 km uzaklıkta Şairler Deresi güzergahındadır.Köy dağ yamacında kurulduğundan Yamaç ismini almıştır.Yamaç Köyü diğer Karadeniz köyleri gibi tipik Karadeniz köylerinin özelliklerine sahiptir.Evler birbirinden uzak topografik olarak dağlıktır.Yamaç Köyü’nü oluşturan 3 tane mahalle bulunmaktadır.Bunlar;Yamaç merkez (Eğteni) mahallesi , Orta Mahalle (Cami Yani) ve Kalenderli Mahallesi’dir.Yamaç Köyü’nde bir ilköğretim okulu,bir sağlık ocağı,üç cami bir Kur-an kursu,iki adet özel çay fabrikası, bir bilardo salonu,üç çay ocağı,üç bakkal,bir tomruk atölyesi ve ekmek fırını bulunmaktadır.

Yamaç Köyünün doğusunda Sırt Köyü,güneyinde Latifli Köyü, güneydoğusunda Sarısu Köyü,kuzeybatısında Yanıkdağ ve kuzeyinde Esendağ Köyü bulunmaktadır.Yamaç 6 köyün merkezi sayılabilecek bir konuma sahiptir.

SOSYAL KÜLTÜREL DURUM

Sosyal yapı itibari ile akraba ve hısımlık durumlarından dolayı herkes birbirinin yakınıdır.Akraba evliliği eskisi gibi çokça olmasa da kısmen devam etmektedir.Aileler çok kalabalık olup ev reisi babadır.Köyde ahşap evlerin oranı 1950 yıllarında 0 iken bu oran günümüzde -20 lere düşmüştür.Ahşap evlerin yanında Nalyalar bulunmaktadır.Nalyalar mısır, fındık v.s saklamak için eskiler tarafından yaptırılmışlardır.

Kültürel durum:

1996 yılında Yamaç ve Civar Köyleri Kalkındırma ve Dayanışma Derneği’ni kurmuşlardır.Yamaç ve Civar Köyleri Derneği çalışma ve faaliyetlerinden dolayı takdirle karşılanmaktadır.Bu faaliyetleri şöyle sıralayabiliriz Yamaç(Eğteni) Merkez yolunun betonlanması,elektrik kabinin yapılması,bu kabinin aracılığı ile köy ve civar köylerin elektrik sorunu,arıza kesinti sorunları ortadan kaldırılmıştır.Sarısu,Sırt ve Yamaç Köyü’ne elektrik kabininden ayrı ayrı elektrik akımı verilmektedir.Ayrıca derneğin faaliyetleri arasında Yamaç İlköğretim Okulu’nun çevre duvarının yapılmasını ve Yamaç (Merkez) Camii’nin minaresinin yapılmasını da sıralayabiliriz.

EĞİTİM VE SPOR

EĞİTİM

Yamaç Köyü’nde okur yazar olmayan yok denecek kadar azdır.Okur-yazar oranı

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür. Rize iline 23 km, Çayeli ilçesine 4 km uzaklıktadır. Yanıkdağ Köyüne ulaşım için bir çok alternatif yol mevcuttur.Şairler Deresinden,Aşıklar Deresinden ve Çayeli merkezden köye yollar vardır.Köy konum olarak Çayeli’nin tepesinde kalmaktadır.Köy merkezi Seli denen bir meydandır.Seli’de bakkal(Kumiin Alinun dükkânı)cami,Çaykur çay alım yeri,demirci dükkânı ve kütük biçme atölyesi mevcuttur.Yanıkdağ Köyü fenaçi,mesavli,seli,fuluva gibi mahallelerden oluşmaktadır.Eski adı Fenaçi olan Yanıkdağ Köyü, Temmuz1997 yılında Selimiye ve Yanıkdağ olarak iki köye bölündü.Yanıkdağ Köyü, Şairler Deresi' ne cepheli olup, derenin solunda kalmaktadır. Çayeli tarafında Şairler Mahallesi, üst tarafında Yamaç Köyü, sol tarafında da Selimiye ve Esentepe Köyü vardır. Yanıkdağ Köyü'nün Yanıkdağ Köyü ilkokulu, nicelere eğitim beşiği olmuştur. Küçük Seli, Cami Yanı, Karanluklar, Mesavi,Puşuli ve Hervenik gibi mevkileri vardır. Köy' ün merası Kofora Dağı' ndadır. Köy' de hayvancılığın yok denecek kadar az olması nedeniyle, bu meradan faydalanılmamaktadır. Yanıkdağ Köyü' nün içme suyunun bir kısmı Kofora Dağı' ndan gelmekte, bir kısmı da köydeki kaynak sularından temin edilmektedir. Yanıkdağ Köyüne elektrik 1968 yılında, Yusuf (Çavuş) SANDIKÇI'nın muhtarlığı döneminde getirilmiştir. Yanıkdağ Köyünün Çayeli'ne olan ortalama uzaklığı 4 km. dir. Köy, Çayeli'ne 3 ayrı yol ile bağlanmakta olup bu yollar betondur. En uygun ulaşım, Şairler Deresi'ndeki yoldan yapılmaktadır. İkinci uygun yol devlet hastanesinin karşısından çıkan, Kurçenli Mevkii ve Selimiye köyünden geçerek gelen yoldur. Üçüncü ve en uzak ulaşım yolu ise, Aşıklar Deresinden gelip, Selimiye Köyü'nden geçen yoldur. Yanıklar Köyü’nün yüzölçümü; 2500 dönüm kadardır. 2000 Yılı sayımlarına göre köyde 379 kişi yaşamaktadır. Çay tarımı gelmeden önce Rizeli gurbete giderdi. Şimdilerde de tüm Rize'de olduğu gibi bu köy de, geçim sıkıntısı ve daha iyi şartlarda yaşama İmkanları arayışı nedeniyle, P oranında göç vermiştir. Bu günlerde 150 haneli köydeki evlerin yarısı boş durumdadır. Çay tarımı geçim kaynağı olmaktan çıkmakla birlikte, köydekiler mecburen yine çay ile uğraşmaktadırlar. Köyün bir kısım aileleri Çayeli'nde ticaret yapmakta, bir kısmı memurluk, bir kısmı da çay fabrikalarında çalışmaktadır. Diğer bir kısmı İse, başta İstanbul olmak üzere yurdun çeşitli yerlerinde geçimlerini temin etmektedirler. Bir zamanlar köyün İlkokuluna öğrenciler sığmaz iken, şimdi okulda sadece 13 öğrenci ve 1 öğretmen bulunmaktadır. Köydeki bazı aileler yaz-kış, bazıları da yalnız kışın Çayeli'nde ikame etmektedirler. Yanıklar köyünde muhtarlık yapanlar geçmişten günümüze;

Osman SARIÇAM (Kamburun) ,Mustafa MAKAS (Luçoğlu), Hasan SANDIKÇI (Karanluk) ,Ahmet SAFİ ,İsmail SARIÇAM (Küçük) ,Osman SAFİ Şaban (Dayı) ,SANDIKÇI Mehmet SANDIKÇI (Saramedoğun) ,Mehmet BALCI ,Hasan ABANOZ ,Yusuf (Çavuş) SANDIKÇI (Luçoğlu) Yakup Ali SANDIKÇI (Star) Ahmet MAKAS ,Yunus SAFİ ,Rafet SOFU, Cafer TAŞDEMİR'dir.

Yanıkdağ Köyü' ndeki ailelerin soy isimleri; MAKAS, BALCI, SANDIKÇI, TAŞDEMİR, SAFİ, SOFU, TAŞÇI,HERVENİK, BEŞİR, KÖSE, DOĞRU, SARIÇAM, HELVALI, BEKİR, ÖZTÜRK. ÖZDEMİR, GÜMÜŞ,KARAKAŞ, BAĞDATLI ve BİLEN'dir.

Yanıkdağ Köyü' nün 4 camisi ve 1 ilkokulu vardır Camiler, eskiden yeniye doğru; Mesavlı Camii, Merkez Camii, Taşköprü,Dere Camii ve Bekirefendi Cami'dir.

Köyde eski alimlerden, din adamı olarak, Bekirefendi ve Hatip vardı. (Kamüur'un ) Mustafa MAKAS, (Kazancı) Vusul MAKAS, (Haşten-lel'uri} Dursunalı BALCI, (Küçük ) Osman SAFI,Ayşe KARA gibi şairler yaşadı. Yok olmaya yüz tutmuş olan el sanatlarımızdan sepetçilik, Hervenik ve Puşuli Mevkileri'nde devam etmektedir. Köyde az da olsa arıcılık yapılmaktadır. Mısır tarlaları, çay bahçelerine dönüştürüldüğü için, köyün 3 su değirmeninden hiç biri çalışır durumda değildir.

Yavuzlar, Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Rize iline 32 km, Çayeli ilçesine 14 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Rize iline 40 km, Çayeli ilçesine 22 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Eski adı Perkam’dır Rize iline 28 km, Çayeli ilçesine 10 km uzaklıktadır. Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Arazi şekilleri genelde düz ve zeminde zaman zaman kaymalar mevcuttur,aşırı yağmurlarda tehlike arz etmeyecek şekilde kaymalar ve oturma görülmüştür,taban suyu krater bölgesi alanlarında daima yüzeyde görülür.Arazinin yüzde almışını oluşturan betonarme evlerde çatlama ve kayma tespiti mevcuttur.

Köy sakinleri misafir sever cana yakın insanlardır.Mevsimlik avcılıklar yapılır.Okur yazar oranı son zamanlarda yüzde doksana ulaşmıştır.Sosyal faaliyetlerde diğer köylerin öncüsü sayılır.Mevcut camileri tam teşekküllüdür.Hemen hemen her köyde olduğu gibi kahve kültürü mevcuttur.Halkın yüzde yetmişi elli yaş altı kişilerden oluşur.

Köyün ekonomisi tarım , emekli ve çalışanlarıyla yıllık gelir düzeyi yüksektir. Halkın bir çoğunun atmaca besleme hobisi vardır.

Köyde, ilköğretim okulu yoktur ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi yoktur kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol beton olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Rize iline 26 km, Çayeli ilçesine 8 km uzaklıktadır.Köyün iklimi,Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün , içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Rize iline 30 km, Çayeli ilçesine 12 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde ilköğretim okulu yoktur. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Bilinen eski adı Leroz’dur.Rize iline 27 km, Çayeli ilçesine 9 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Morgül Çay Fabrikası çay sanayinde hizmet vermektedir. Soğuk Makas Sanayi (SMS) çay hasat makası imalathanesi köyde faaliyet göstermektedir.

Köyde ilköğretim okulu kapanmış olup taşımalı eğitim uygulanmaktadır. Cami vardır. Muhtarlık odası vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.PTT şubesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır, cep telefonu kapsama alanındadır

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.

Rize iline 38 km, Çayeli ilçesine 19 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır

Rize ilinin Çayeli ilçesine bağlı bir köydür.Rize iline 28 km, Çayeli ilçesine 10 km uzaklıktadır.Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır